?>
 
 





  

 
Anasayfa| Özgeçmiş| Basından| Videolar| Makaleler| Hakkımızda Söylenenler| İletişim
"Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sihhat Gibi" Sağlığınıza Önem Verin, Zira Herşeyin Başlangıcı Sağlıklı Olmaktan Geçer.
    
 
   
Ücretsiz Üyelik Şifremi Unuttum

  
 
BİLMENİZ GEREKENLER
KABIZLIK NEDİR?
Kabız kalmamak için alınması gereken önlemler ve Diet
TİROİT BEZİ NEDİR ve NE İŞE YARAR ?
Kırmızı Etin Yarar ve Zararları
GREYFURT Suyu Hakkında
Patates Kızartması Kanser Yapar mı?
Doğru beslenme ile REFLÜ kabusunuz olmasın
Pet şişeler neden zararlı, gerçekten kanser yapıyor mu?
KANSER TEDAVİSİNDE ÇOK YÖNLü YAKLAŞIM ŞART!
KANSERLE İLGİLİ SON GüNCELLEMELER!
HASTA HAKLARI ve SORUMLULUKLARI
DOKTOR NE SÖYLER? HASTA NE ANLAR?
ANTİBİYOTİK NEDİR? NE ZAMAN ve NASIL KULLANILIR?
KOLESTEROL İLAÇLARI MUTLAKA KULLANILMALI MI DIR?
SİGARA İÇEN, ÇEVRESİNDEKİLERE 10 KAT ZARAR VERİYOR!
HIV POZİTİF KİŞİLER 3-15 YIL İÇİNDE AIDS OLABİLİR!
KANSERDEN KORUNMAK MüMKüN MÜ?
ŞEKER HASTALIĞI KALP HASTALIKLARINI TETİKLİYOR
BÖBREK SAĞLIĞI
KANSER TEDAVİSİNİN YAN ETKİLERİNE ARTIK TESLİM OLMAYIN!
ŞOK DİYETLERE ALDIRMAYIN ! SAĞLIKLI ZAYIFLAYIN
RAHAT BİR RAMAZAN GEÇİRMENİN PÜF NOKTALARI
YATAK (BASI) YARALARI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER
KANSER HÜCRESİ VÜCUTTA NASIL BESLENİR?
MODERN TIBBIN SON NUMARASI: AŞIRI TEŞHİS
MEME KANSERİNDEN KORUNMANIN YOLLARI
ANAL İNKONTİNENS NE DEMEKTİR?
GÜNCEL SAĞLIK ÖNERİLERİ?
KEMOTERAPİ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER
BESLENME ALIŞKANLIKLARI MİDE KANSERİNİ TETİKLEYEBİLİR Mİ?
CİLT KANSERİNDE ERKEN TEŞHİSİN İLK ADIMI:
KANSERDE ERKEN TEŞHİS'İN ÖNEMİ

HASTALIKLAR HAKKINDA
Barsak Kanseri
Helicobacter Pylori
Mide Kanseri Gelişiminde Diyet ve Diğer çevresel Risk Faktörleri
İrritabl Barsak Hastalığı Nedir?
Hemoroid (Basur) Nedir Ve Kimlerde Görülür ?
Hemoroid de Güncel Tedavi Yöntemleri!
Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) Nedir ?
Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilmelidir?
Tiroid Hastalıkları ve GUATR Sorunu
Obezite Nedir ?
REFLü Nedir ?
VARİS NEDİR?
VARİS TEDAVİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR
MEME SAĞLIĞI ve MEME MUAYENESİ
MEMEDE ELE GELEN HER KİTLE KANSER DEĞİLDİR!
üST SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE DİYET VE ÇEVRESEL FAKTÖRLERİN ROLÜ: Doğu Anadolu Gerçeği - Prof. Dr. Kürşat TÜKDOĞAN
LAPAROSKOPİK YÖNTEMLE YAPILAN "KAPALI" AMELİYATLAR FITIK RİSKİNİN AZALMASINA NEDEN OLUYOR.
HANGİ DAVRANIŞ VE ALIŞKANLIKLARIMIZ KANSERE DAVETİYE ÇIKARIYOR?

KONUK YAZAR KÖŞESİ - Son 5 Yazı
YEŞİLAY'DA YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR - Prof. Dr. M. İhsan KARAMAN
RAMAZAN İKLİMİNDE SAĞLIKLI KALMAK - Doç.Dr. Ali AKBEN
CERRAHLARI KÜSTÜRDÜK, BEDELİNİ KİM ÖDEYECEK - AYKUT IŞIKLAR
HEKİM HASTASINA ÜMİT VERMELİ DİR! - PROF.DR.Nevzat TARHAN
PROF.DR. AHMET RASİM KüçüKUSTA - MAMOGRAFİNİN YARARLARI - ZARARLARI !

SAĞLIK HABERLERİ- Son 5 Haber
Türkiye'nin kanser gerçeği
Kan tahlili için aç kalmaya gerek yok
Defansif (çekinik) Tıp Uygulamaları Artıyor!
Gıda firmaları hayatımızı hiçe sayıyor
Reçete başına 4 ilaç sınırlaması kaldırıldı

SİZİN SORUNLARINIZ- Son 5 Sorun
KARACİĞERDE "HEMANJİYOM" DAMAR YUMAKÇIĞI SORUNU - 32 Y, Bayan- Muhasebeci
MEMEDE KİST SORUNU - 26 Y, Bayan Hasta - Sekreter, İSTANBUL
HEPATİT B VE KARACİĞER TÜMÖRÜ SORUNU - 53 Y,Erkek Hasta
HEMOROİD VE BARSAK PROBLEMİ: 25 Y, ERKEK - Mühendis, ELAZIĞ
TEKRARLAYAN GUATR- SAADET XXXXXX, 35 Y, MEMUR

YAŞAMDAN KESİTLER
SARILIKLI ADAM
ANZAKLI ÖMER
SüLEYMANİYENİN SIRLARI
DOKTOR'DAN DOKTORLARA ACI VASİYET

ÇEŞİTLİ SUNULAR
Stress
Şehr-i İstanbul
Mutluluk Bir Yolculuktur
Hayat

BAĞLANTILAR
Sağlık Bakanlığı
İstanbul Eğ. ve Arş. Hastanesi
Sağlık Aktüel
Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi
Morbid Obezite
Nisa Hastahanesi
Türk Kızılayı
Helal Gıda Denetim ve Sertifikasyon
Prof.Dr.Ahmet Rasim KüçüKUSTA
Sağlık Vakfı

  PROF.AHMET RASİM KüçüKUSTA - REFLÜ NEDEN RÖFLE KADAR MODA OLDU?

REFLÜ NEDEN RÖFLE KADAR MODA OLDU?

                                                                               Prof.Dr.Ahmet Rasim  KÜÇÜKUSTA

Birçok şeyin olduğu gibi hastalıkların da modası var. Özellikle de kadınları ilgilendiren hastalıkların. Çünkü erkek milleti ‘iktidarında bir sorun yoksa’ öyle astımmış, kemik erimesiymiş, hatta kansermiş, her hastalığı kendine dert edinmez.

Kadınlar ise eteklerinin boyu, çoraplarının deseni, eşarplarının rengi, ayakkabı topuklarının yüksekliği gibi, hangi hastalıkların moda olduğunu da yakından takip ederler.

Meselâ, bir zamanlar migren çok popülerdi. Başı ağrıyan kadın üzülmez ve hatta ‘Migrenim var, şekerim’ diye hava atardı çevresine. Başı ağrımayanlar kendini ne kadar talihsiz, ne kadar demode hissederlerdi, hatırlıyor musunuz?

Sonra, gastrit, kolit, ülser, alerji, astım modern zaman hastalıkları olarak ‘kadınların altın günlerinin’ tek konusu olma şerefini senelerce taşıdılar.

Şimdi devir reflü devri! Bir gecede imara açılıp fiyatı katlanan çorak tarlalar gibi değerlendi bu sözde hastalık. Bundan on-on beş sene önce doktorların bile adını bilmedikleri ‘tıbbın bu son harikası’ astımı, alerjiyi, kanseri, hepatiti, damar sertliğini, AİDS’i kıskandıracak bir şöhrete ulaştı.

Üstelik ses kısıklığından öksürük ve astıma, geniz akıntısından sinüzit ve otite, zatürreeden farenjit ve larenjite reflü ile ilişkilendirilmeyen hastalık da kalmadı. Kapsama alanı ‘el kadar bebekleri’ içine alacak kadar genişledi.

Reflü neden röfle kadar moda?

Bazı hastalıkların zaman zaman moda olmasında hastaların da, doktorların da, ilaç endüstrisinin de rolü var.

Hastalardan başlayalım: Onlar artık gastrit ve ülser gibi teşhislerinden bıkmışlardı ve kendilerine yeni ve mümkünse ‘modern bir hastalık’ arıyorlardı. Reflü Hızır gibi yetişti.

Aynı şey doktorlar için de geçerli. Üstelik ‘kamu doktorları’ için her yeni hastalık, her yeni ilaç toplantı, seminer, kongre; yani promosyon ve bedava seyahat-yeme-içme; ‘muayenehane doktorları’ için de yeni hastalar ve daha çok kazanç anlamına geliyor.

İşin kaymağını ise her zaman olduğu gibi ilaç ve tıbbı âlet endüstrisi yiyor. Amaç, gelip geçici bir takım şikâyetleri önemli bir hastalığın belirtisi gibi göstererek, hayat tarzı düzenlemeleri ile iyileşebilecek hastalıkları ömür boyu ilaç kullanılması gereken hastalıklar haline dönüştürerek, çok seyrek rastlanan komplikasyonları sık görülürmüş gibi anlatarak insanları korkutarak ve böylece ‘moda hastalık’ yaratmak ve bu modayla ilgili her türlü ürünün satışını artırmak!

Reflü bir hastalık değil ki!

Önce şunu bilmelisiniz ki reflü bir hastalık değildir. Bu, sağlıklı insanlarda da görülen fizyolojik bir olaydır. Reflü’ nün Türkçe karşılığı geriye akıştır. Burada sözü edilen, esasında gastro-özofagal reflü’dür, yani mide muhtevasının ve asidinin yemek borusuna kaçmasıdır. Normalde, yemek borusu alt ucunda sifinkter ismi verilen halka şeklindeki kasların kasılması sayesinde midedeki sıvı ve besinlerin yemek borusuna geçmesi engellenir. Ancak, reflü normal kişilerde de (özellikle de yemeklerden sonra) kısa süreli olarak meydana gelir. Reflü, yemek borusuna zarar vermez ve hangi bir belirtiye de yol açmaz, yani fizyolojik bir durumdur.

Mide fıtığı, şişmanlık, gebelik, sık kusmalar gibi çeşitli sebeplerle bu sifinkterin gevşemesi, mide asidi ve yiyeceklerin yemek borusuna kaçmasını, yani reflüyü kolaylaştırır. Uzun süre ve fazla miktarda olan reflü de bazı kişilerde zamanla yemek borusu alt ucunda iltihaba, yani özofajite yol açabilir. İşte, reflü yemek borusunda iltihaba ve çeşitli belirtilere sebep olduğunda masum bir olay olmaktan çıkar ve o zaman bir hastalık (‘reflü hastalığı’) olarak kabul edilir.

Reflü hastalığının en önemli belirtisi, göğüs kemiği arkasında ağrı olmasıdır. Bu, yemeklerden sonra ve geceleri şiddetlenen, öne eğilmekle artan, yanma şeklinde bir ağrıdır. Bazı kişilerde ağza midedeki besinlerin ya da acı su gelmesi, geğirme ve yutma güçlüğü gibi şikâyetler de görülebilir.

BUNLARA DİKKAT!

Her şikâyeti olan hastada hemen ilaçlara sarılmak doğru değildir. Bazı basit hayat tarzı düzenlemeleri ile birçok kişiyi rahatlatmak mümkündür:

  • Günde 3 öğün yerine 5-6 öğün yiyin.
  • Yağlı, baharatlı sindirimi güç yiyecekler yerine hafif yemekleri tercih edin. Acılı, ekşi, baharatlı ve kızartma yiyeceklerden uzak durun.
  • Yemek yedikten sonra 3-4 saat geçmeden yatar pozisyona geçmeyin.
  • Yatarken başınızı yüksekte tutun.
  • Alkol ve sigara ile fazla çay, kahve ve kolalı içeceklerden uzak durun.
  • Mide asidini artıran ilaçlara (mesela, aspirin ve ağrı kesiciler) dikkat edin.
  • Karnınızı sıkı saran kemer ve dar etek, pantolon gibi giysileri kullanmayın.
  • Öne doğru eğilmekten kaçının.
  • Fazla kilolarınızı en kısa zamanda vermeye çalışın.

Tedavi kime ne zaman gerekir?

Reflü hastalığının tedavisinde ‘proton pompası inhibitörleri’ ve ‘aljinik asit’ ihtiva eden ilaçlar kullanılır. Şikâyetleri, yukarıdaki tedbirlerle düzelmeyen hastalarda bu ilaçların belirli bir süre, düzenli olarak uygulanması ile çok iyi sonuçlar alınır.

Proton pompası inhibitörleri, asit salgılanmasını ve böylece yemek borusuna doğru çıkan mide asit miktarını azaltarak etkili olur. Aljinik asitli ilaçlar ise yemek borusunun yüzeyi kaplayarak mide asidinin etkisini azaltırlar.

İlaç tedavisi ile düzelmeyen çok az sayıda hastada ise endoskopik yöntemler ve cerrahi tedaviler gündeme gelir.



  Diğer Konuk Yazar Yazıları
 1.  SELAHATTİN ALIÇ - HELAL GIDA KAVRAMI 
 2.  YAKARIŞ - Sami ÖZEY 
 3.  HEKİM HASTASINA ÜMİT VERMELİ DİR! - PROF.DR.Nevzat TARHAN 
 4.  CERRAHLARI KÜSTÜRDÜK, BEDELİNİ KİM ÖDEYECEK - AYKUT IŞIKLAR 
 5.  RAMAZAN İKLİMİNDE SAĞLIKLI KALMAK - Doç.Dr. Ali AKBEN 
 6.  YEŞİLAY'DA YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR - Prof. Dr. M. İhsan KARAMAN 
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright Op. Dr. Mustafa Şener Designed By SeMu